Çocuk Oyun Grubu · Genel · Haber ve Duyurular

Çocukların Gözünden Yarımburgaz, “Bizim Mahallemiz”

7 Mayıs Pazar günü Kent ve Çocuk ekibi tarafından Yarımburgaz’da gerçekleştirilen “Mahalle Tasarım Atölyesi” etkinliğine dair ekibin hazırladığı bilgilendirme ve değerlendirme yazısını paylaşmaktan mutluluk duyarız. Çocuklara dair çokça güzel işler yapan dostlarımıza bu anlamlı etkinlik için teşekkür eder, kendilerini sosyal medya hesaplarından takip etmenizi tavsiye ederiz. 

Çocukların Gözünden Yarımburgaz, “Bizim Mahallemiz” 

1

Güzel ve güneşli 7 Mayıs Pazar günü Yarımburgaz Mahallesi Koruma ve Dayanışma Derneği’nde, “Mahalle Tasarım Atölyesi”ni gerçekleştirmek için yola çıktık.

İlk defa misafiri olacağımız Yarımburgaz mahallesini anlayabilmek için heyecanımızla yol boyunca gözlerimizi dört açtık. Mahallenin kentsel dönüşüm baskısı altında olduğunu ve bu yönde bir hak mücadelesi verdiğini gitmeden önce de biliyorduk. Çevresindeki lüks kapalı siteleri ve yapılaşma yoğunluğuna görünce baskının mekânsal biçimini algılamak hiç de zor olmadı!

Öte yandan, mahalle mekânsal ve yaşamsal düzeniyle çevresindeki yapılaşmaya ve sunduğu yaşam biçimine karşıtlığını sunuyor, dahası, kent tartışmalarının merkezinde yer alan bütün karşıtlıklara cevabını varoluşuyla veriyordu. Öyle ki; kente çocuk odağında bakmayı ve bu tartışmaları çocuklar odağında yürütmeyi amaç edinmiş bizler için de bulunmaz bir deneyim oldu. Bu yüzden, çocuklarla gerçekleştirdiğimiz atölye çalışmasını aktardıktan sonra bu konuda birkaç söz söylemeyi önemli gördük. Ama önce çocuklar! 🙂

Önce gezi, sonra oyun

Atölye çalışmamız 2 bölümden oluştu. Önce çocukların mihmandarlığında mahalleyi gezdik sonra da geri dönüştürülebilir malzemelerle bir mahalle tasarladık. Atölyemizin olduğu gün mahalle derneği yeni bir binaya taşınıyordu. Biz de güzergahımızı eski dernek binasından yenisine gitmek üzere belirledik. Artık çoktan komşu olmuş Türkiyeli ve Suriyeli mülteci çocuklar bize mahallelerini birlikte gezdirdiler. Yol boyunca mahallelerini anlatmak için sıraya girdiler! Yolun bir kısmında mahallenin kazları da bize eşlik etti. 🙂

Güzergahımızda, kendilerine Türkçe okuma öğreten esnafları, baharda dallarına tırmandıkları ağaçları, bahçe koruyan köpekleri, perili doktor evini(!) gördük. Yeni dernek binasına geldiğimizde bize eşlik eden mahalle derneğinden Ferhat’ın anahtarları unuttuğunu anladık. Ancak çocuklar hazırlıklıydı, kendi anahtarlarıyla derneği açtılar ve bize gösterdiler. 🙂

Çocukların mihmandarlığında yaptığımız gezinin haritasında güzergahımıza detaylı bakabilirsiniz.

yarımburgaz harita2

Açık havada müzikle oyun keyfi 🙂

Oyunumuzu eski dernek binasının yanındaki büyük yeşil alanda, açıkhavada oynadık. Müzikle çalışmak isteyen çocuklar, oyun sırasında telefonlarından Arapça Rap şarkıları açtılar. Hem müzik dinleyip hem oyun oynadık.

Mahalleye çocukların çok sevdikleri deniz, göl ve bir sürü park yerleşti. Parklar çiçeklendirildi, balıklar, kuşlar kondu. Gezimize bile kazların eşlik ettiği bir yerde başka türlüsü mümkün olur muydu?

O gün derneğin yakınındaki sahada gerçekleştirelecek Gazozuna Turnuva için bir futbol sahası yerleştirmeyi de ihmal etmedik!

Önce eskiz çalışmaları

2

Hangi renk nereye?

3

Malzemeleri değerlendiriyoruz, neyden ne olur?

4a

Denizin balıkları için çalışmalar ve müzik kaynağımız

5a

Çiçek parkın çimleri

6a

Parkın yanında gölümüzü unutmayalım

7a

Mahalleye futbol sahası hem de tribünüyle!

8

Kapalı site değil, mahalle! Binlerce kez mahalle!

Yarımburgaz mahallesini çocuklarla birlikte öğrendik. Yazının başında da belirttiğimiz gibi kent gündeminde özellikle dönüşümü meşrulaştırmak için yer alan bazı konulara çocukların varlığını odak alarak değinmek ve yazımızı bu şekilde bitirmek istedik.

Güvenlik:

Kapalı sitelerin en çok meşrulaştırıldığı konu güvenlik. Yatırımcılara hitap edilmediği zamanlarda bu projeler hedef kitlelerini özellikle çocuklu aileler olarak belirliyor ve reklam çalışmalarında çocuklara “güvenli” büyüme imkanı sunulduğu iddia ediliyor. Oysa kentin geri kalanından kuvvetli fiziksel sınırlarla ayrışmış bu alanlar çocukların mekâna dair deneyim ve anı biriktirme imkanını daraltıyor. Kendilerinden farklı olana anlayışını ve tahammülünü azaltıyor. Öte yandan yaşam korunaklı çocukluk döneminden ibaret değil ve tüm bileşenleriyle kentin bizlere sunduğu deneyimleri, mekân çözümleme reflekslerini büyük oranda çocukluk döneminde öğrenip hayatımız boyunca taşıyoruz.

Mahalle yaşamı komşuluk üzerinden mekanın güvenliğini yüksek duvarlara ihtiyaç duymadan, kentin geri kalanına fiziksel sınırlar çizmeden sağlayabiliyor. Mahalle içinde çocuklar daha geniş bir hareket alanına, dolayısıyla daha fazla deneyim biriktirme imkanına sahipler. Ayrıca “öteki olana” karşı geliştirilen savunma refleksleri, bir projenin inşa ettiği duvardan bağımsız, hayat deneyimlerine, kendi özgün yaklaşımlarına kalıyor. Bu bir anlamıyla özgüven ile de ilişkilendirilebilir. Çocuklar yalnızca ebeveynlerinin gözetimine ve dolayısıyla zamanına bağlı kalmadan mekânda vakit geçirebiliyor. Mahalledeki diğer komşuları, akranları ve esnafla ilişkileniyor ve onlar tarafından da “korunuyor”.

Doğayla kurulan ilişki:

Yarımburgaz doğayla kurduğu ilişki anlamında şanslı ve yapılaşma yoğunluğunun azlığı ile bu şansı yaratmış bir mahalle. Kapalı site projelerinde tasarım dili itibariyle kendi “estetiğiyle” kendini yararlanıcılarından uzak kılan yeşil alanlar yerine mahallede çocuklar bitkilerle içiçe büyüyor. Sınırlandırılmadan bitkilere dokunuyor, meyvelerinden yiyerek mevsimleri ve doğanın döngüsünü tanıyor, oyunlarının bir parçası haline getirebiliyor.

Komşuluk:

Komşuluk mahalle yaşamının bel kemiği. Hem daha önce sözünü ettiğimiz güvenlik ile ilişkili hem de sosyalleşmenin yapı taşlarından. Mahalle yaşamının içinde çocuklar komşuluk ilişkileri içinde yani devamlı bir sosyalleşme halinde büyüyor. Kapsül mekânlar dediğimiz ev-servis-okul-belirlenmiş etkinlik alanı düzleminden çıkıp daha geniş bir alanda kendi sosyal çevresini kurma imkanına sahip oluyor. Yalnızca ebeveyn ve öğretmenlerinden değil, daha sık vakit geçirdiği akranlarından deneyim öğrenebiliyor. Nitekim atölye çalışmamız sırasında da mahalleye daha sonra yerleşmiş Suriyeli mülteci çocuklar ve aileleri değişik yerlerden göç etmiş Türkiyeli çocuklar devam komşuluk ilişkileri sayesinde, farklı deneyimlerini ortak bir üretime çevirdiler.

“Mülteciyim Hemşerim” Dayanışma Ağı’na, komşuluğun anlamını derinleştiren, bize hatırlatan Yarımburgaz Mahallesi Koruma ve Dayanışma Derneği’ne ve mekân deneyimlerini bizimle paylaşan tüm komşu çocuklarımıza teşekkür ederiz.

Kent ve Çocuk ekibi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s