Çocuk Oyun Grubu · Genel · Haber ve Duyurular

Mahallede Ne Görüyoruz, Ne Duyuyoruz?

Mekânsal Grubu[1], “Mülteciyim Hemşerim” Dayanışma Ağı’ndan bir grup gönüllünün inisiyatifiyle, Yarımburgaz’daki dernek mekânının taşınma olasılığı vesilesiyle bir düşünce ekibi olarak ortaya çıktı. Çocukların mahalleleri ve dernekle kurudukları ilişkilere odaklanma niyetiyle, Yarımburgaz Mahallesi’nin çocuk sakinleriyle, bir süredir çalışmalar yapıyor. Yarımburgaz’daki çocuk atölyelerinin doğası gereği her seferinde farklı çocuklar katılsa da, bu çalışma ortak bir konu olarak mekânın görsel ve sessel varlığı ve çeşitli kullanımları ile ilgileniyor. Aslında bu çalışmanın gönüllüleri olan bizler, bir yandan da mahalleye uzun zamandır gidip gelmekle birlikte mahallenin, henüz görme fırsatı bulamadığımız birçok sokağını birlikte keşfetmeye (mekânların, seslerin belleğine dair bir kayıt düşmeye) meraklı kişileriz. Özellikle ağırlıklı olarak Suriyeli çocukların mahalleleriyle ilişkisi, aidiyet duyguları, mahalle derneğini nasıl algıladıkları, mekânlarını sahiplenme noktasında, mahallelerine, sokaklarına bakışları ile ilgili fikirler ediniyoruz. Mahalleye çocukların, aslen sokakların en aktif kullanıcılarının gözünden bakıyoruz.

Çalışmanın bir başka boyutu da, çocukların gözüyle, kişisel haritalarıyla, yaşayan bir mahallenin canlı güzergahlarını çıkarmakla ilgili. Bu var olan mekân kullanımı üstünden de mahalleyi tehdit eden kentsel dönüşüm politikalarına dair ve bunlara karşı bir tutum da çıkabilir mi diye soruyoruz. Yeni başladığımız bu süreç  henüz devam ediyor olsa da, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz birkaç atölyeyi sizlerle paylaşmak istedik. Süreç içinde de ara sıra deneyimlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.

İlk çalışmada, çocuklara derneği merkeze alan bir harita yapmayı önerdik ve mahallenin merkez noktasını derneğe kaydırdık. Çocuklar, mahallede en sık gittikleri yerleri hayalden bir harita üstünde gösterdiler. Fiziki mekânların yanı sıra, tüm haritalarda arkadaşlarının baş harfleriyle kalp şeklinde birer “arkadaşlık adası”nı da çizmeyi ihmal etmediler.

İkinci çalışmada tamamen dernek mekânının özel alanına odaklandık. Çocuklarla yine masabaşında yaptığımız bu çalışmada, dernekteki çocuk mekânına dair, orayı nasıl gördükleriyle, ilk gelişlerini nasıl hatırladıklarıyla ve akıllarında en çok yer eden etkinliklerle ilgili sorular sorduk ve çocuklardan derneği kuşbakışı çizmelerini istedik. Kimisi arıbakışı, kimisi kelebekbakışı kimisi de kuşbakışı çizdi derneği ☺

Sonra dernekten dışarı doğru bir hareketle çocuklara, “mahalleyi hiç tanımayan birini nasıl gezdirirdiniz, nereye götürürdünüz?” diye sorduk. Her çocuğun seçeceği bir yer ile mahalle turlarımıza başladık. Yani her turun bir rehberi olacaktı ve bizi o götürecek ve neden orayı seçtiğini anlatacaktı.

22 Nisan 2017 Cumartesi 

Çocuklarla önce masa başında sohbet ettik, tek tek götürmek istedikleri yerleri sorduk ve not aldık. Uzun tartışmalardan sonra birkaç yerde karar kıldık. Ama bir gün içinde ne kadarını tamamlayabileceğimizi tam olarak kestiremiyorduk.

İlk turu yapacak olan çocuk, bizi çalıştığı tekstil atölyesine götürmeye karar verdi. Mahalleyi hiç bilmeyen birini götürmek üzere seçtiği ilk yer çalıştığı atölye oldu. Neden oraya götürdüğünü sorduğumuzda da “biz en çok oraya gidiyoruz” dedi. Dernekten çıktıktan sonra epey uzun bir yürüyüşün ardından birçok tekstil atölyesinin bulunduğu bir meydana ulaştık. Eğer yol kenarında baştan aşağı çiçeklenmiş erguvan ağaçları olmasaydı, bu meydana gelmeden önceki dik yokuşu tırmanmak bu kadar keyifli olmayabilirdi. Bu arada yolda hindilere ve ördek ailesine de rastladık.

7

İki çocuğun, “hangi yol daha kısa” meselesini uzun uzun tartışmasından sonra grup rehberimizin yolunu takip etmeye karar verdik. Çocuk rehberimiz bizi mahallenin kenarı sayılan bir yerde bulunan bir yeşil alana, Kanuni Sultan Süleyman Parkı’na götürdü. Oraya da epey uzun yollar aşıp gittik, dere tepe yokuş indik. Sonunda vardığımız bu parka çocuklar “aşağıdaki park” diyor. Parkta oturduk, dinlenip soluklandıktan sonra derneğe doğru yeniden yola çıktık.

Gidiş yolunda  mahallede sürekli  yokuş aşağı indiğimiz için dönüşte de çok fazla yokuş tırmandık. Çocuklar çok dik yokuşlarda yere yatıyorlardı 🙂 böyle bir oyun bulmuşlardı.

23 Nisan 2017 Pazar

İkinci gün daha kalabalıktık. Bir gün önce çocuklardan biriyle göl kenarına gidebileceğimiz üzerine konuşmuştuk. Göle sık sık gittiklerini, ailesiyle birlikte göl kenarından Suriye’de “pırcan” dedikleri [pancar (pazı) olabilir] bir ot toplayıp evde pişirip yediklerinden bahsetti. Kimin gruba rehberlik edeceği ve bizi nereye, nasıl götüreceğine dair bazı gerginlikler yaşadık önce. Uzun uzlaşma çabalarından sonra kardeş olan iki çocuğun rehberliğinde göl kenarına doğru yola çıktık. Yapabilirsek yol üstüne başka bir çocuğun göstermek istediği çiçekli bir alana ve Gazozuna Turnuva’nın devam ettiği toprak sahaya uğrayacaktık.

Yine epey uzun bir yürüyüşün ardından önce tren yolunu geçerek, göle paralel bir yoldan yürüdük. İnanılmaz zenginlikteki bir bitki örtüsünün yanı sıra yürürken, bir sürü gelincik ve başka yabani çiçeklere rastladık. Bu arada tarlalar ve seraların, kümeslerin yanından geçtik. Çocuklar bir ağacın yapraklarından yediler ve çok güzel olduğunu söylediler. Çağla ve diğer olmamış meyvelerden yeme girişiminde bulundular bolca. Biz de arada bu ziyafete katıldık. Göl kenarına vardıktan sonra, göle taş atmadan geri dönmeyecek gibi görünüyorlardı.

Bugün, dünden biraz farklı olarak çocuk rehberlerimiz, daha çok konut adalarının arasında kalan yeşil arazilerin içinden, biraz daha engebeli ve patika yollardan götürdüler bizi. Seçtikleri güzergah, bir gün önceki, mahallenin araba yolu ve kaldırımlarını kullandığımız “normal” yollardan farklıydı.

Çocuklar bizi bu iki günde mahallenin dış sınırlarına doğru götürdüler ve yakın olduğunu düşündükleri yerlerden dönüş epey uzun ve zorlu oldu 🙂

Çocukların yol boyunca yedikleri yapraklar 🙂

17 Haziran 2017 Cumartesi

Bugün mahalleden Can da bize eşlik etti. Derneğin taşınması sonrası çocukların geliş gidişlerinin düzensizleşmesi bizi biraz kaygılandırıyordu. Ama derneğin eski mekânına sık sık  gelen çocuklardan bazıları bugün de geldiler ve ardından etraftaki birkaç çocuğu daha yürüyüşümüze davet ettik. Derneğin üst komşusu ve yan komşusunun çocukları da bize katıldılar. İlk önce dernekte masa etrafında oturduk. Çocukların toplanabildiğini görünce planladığımız gibi yeni bir rehberli tur yapmaya karar verdik. Tura başlamadan önce gittiğimiz yerleri konuştuk, daha önce bir tekstil atölyesine, aşağıdaki Kanuni Sultan Süleyman Parkı’na ve göl kenarına gittiğimizi anlattık. Çocuklara tek tek sorduk mahallede bizi nereye götürmek isterler diye. En çok göle sonra aşağıdaki parka götürmek istediklerini söylediler. Bu iki yerden farklı olarak çocuklardan biri, Bayramtepe’ye gidelim oranın dondurması çok güzel dedi. Uzak değil mi, yürüyerek gidebilir miyiz diye sorduğumuzda, hep bir ağızdan “biz hep yürüyerek gidiyoruz” dediler. Bir de, o gün ilk defa aramıza katılan çocuklardan biri Altınşehir Ortaokulu’na gitmeyi önerdi. Bir başkası da Trenyolu’na gitmek istediğini söyledi.

20

Sonra, okula gitme kararı ile yola çıktık. Oraya varmak için katettiğimiz güzergahta ilk önce çocuklar bize kendi aralarında toplanıp futbol oynadıkları bir sokağı gösterdiler. Ortak arkadaşlarının evlerine en yakın nokta olduğundan orayı tercih ettiklerini söylediler. Bu arada, eski derneğe gelen, önceden tanıdığımız çocuklar da bu “futbol sokağı”nın yerini öğrenmiş oldular.

Sokakta çocuklarla kalabalık bir şekilde yürümek, yetişkin mahalle sakinlerinin de dikkatini çekti. Karşılaştığımız komşularla sohbet ettik, derneği anlattık. Bu arada çocuklar da evlerini bildikleri arkadaşlarını bulup gezi ekibine kattılar yol boyunca. Böylece en başta azalan gezi ekibimiz yol boyunca çoğaldı.

21

Okul bahçesinde geçirebildiğimiz kısa sürede çocukların ilk yaptığı iş takım kurmak oldu. Kızlardan birinin de katıldığı bir futbol maçı başladı. Çocuklar kız arkadaşlarının iyi bir kaleci olduğunu söylediler. Mahallede ve hatta Bayramtepe’de çocuklarla futbol antrenmanları yapan gönüllülerden bahsettik çocuklara. Derneğe dönüş yolunda, bize katıldıklarını farketmediğimiz yeni iki çocukla sohbet edip derneğin yerini gösterdik. Aramıza bu yürüyüşle katılan kardeşlerden 3 tanesinden ailelerinde kimlik sorunu olduğunu öğrendik ve bu konuda aileye destek olmak için onları da derneğe davet ettik. Özellikle babalarının da Türkçe öğrenmeyi çok istediğini söylediler.

22

Bu üç gezi sürecinde gözlemlediğimiz en önemli noktalardan biri çocukların daha çok mahalle sınırları dışına çıkmak istedikleri oldu. Göl, Bayramtepe ve yine tam sınırdaki “aşağı park”!

[1] “Mekânsal”: Yarımburgaz Mahallesi’nde yaşayan çocukların mekân algıları üstüne bir çalışma. Bu çalışmada çocukların ortak alanları olan mahalle (kamusal alan) ve dernek mekânından (özel/kamusal alan) hareketle, hayali haritalama, rehberli tur, video ve fotoğraf kaydı, çocuklarla birlikte çekimler, kişisel haritalama, mekân plan çizimleri, ayrıca mekân ve ses odaklı algılarımızı görebilmek için ses kayıtları gibi araçları kullanarak, çocukların bu yerlerle kurdukları ilişkilere ve bu mekânları nasıl kullandıklarına, çocuklarla birlikte bakabilmeyi istiyoruz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s